Amasya Tabip
Odası
  • İletişim
    Bize Ulaşın
    Adresimiz
    M.K. Paşa Cad.
    No:4
    Amasya
    Tel 1 : 0549 548 40 50
    Tel 2 : 0358 213 05 00
    Fax: 0358 213 05 51
    Email: ato@amasyatabipodasi.org.tr

Telefon 0549 548 40 50

Sezeryana kim karar veriyor: Kadınlar mı, Hekimler mi, Sağlık Uygulama Tebliği mi?

31/05/2014

Kadınların yaşadıkları sağlık sorunları konusunda son dönemlerde “yaşam boyu yaklaşım” felsefesi öne çıkmaktadır. Bu yaklaşım bebeklik ve çocukluk, adolesan (ergen), erişkin ve yaşlılık gibi dönemlerin sorunlarını bir bütünsellik içinde değerlendirmeyi ve sorunlara çözümü de aynı mantıkla çözebilmeyi önceler.

Kadınlar hemen her dönemde biyolojik yapıları ya da toplumsal cinsiyet (toplumun kadınlara cinsiyetleri nedeniyle atfettikleri yük) farkının yarattığı koşullara bağlı olarak sağlık sorunları yaşamaktadırlar. Özellikle toplumsal cinsiyet dinamiği sosyal, ekonomik, kültürel, vb. koşullar üzerinden kadınların sağlık alanındaki yaşadıkları olumsuzlukları da hızlandırabilmekte, derinleştirebilmektedir.

Kadınların cinsiyetlerine özel yaşadıkları sağlık sorunlar arasında üreme sağlığı sorunları arasında da önemli bir yeri olan doğuma ilişkin durum ve koşullar yer almaktadır. Doğum öncesi bakımın varlığı, doğumların sağlık personeli yardımı ile yapılabilmesinin sağlanması, doğum sonrasında anne ve bebeğin gerektiği kadar sağlıklı koşullarda izlenebilmesi bu dönemde yaşanma olasılığı olan sorunların çözümü için anahtar yaklaşımlardır (1).

Doğum süreci kadınların fiziksel, sosyal, biyolojik, ekonomik, vb. açılardan bir değişimi yaşadıkları bir dönemdir. Sürecin en önemli anlarından birisi de doğum eyleminin kendisidir. Doğum eylemi ile ilgili de son dönemlerde Dünyada ve Türkiye’de değişim olagelmektedir. Hemen herkes tarafından bilindiği üzere kadınların doğum ile ilgili iki seçenekleri bulunmaktadır: Normal doğum ve sezaryen.  Bilimsel veriler herhangi bir endikasyon (gereklilik) olmadıkça tercih edilmesi gerekli doğum yönteminin normal doğum olması gerektiğini vurgular. Klasik tıp kitaplarının öncelikli yaklaşımları arasında olan bu gereklilikler kabaca bebeğe bağlı nedenler (bebekte doğumsal anomaliler, makat gelişi gibi yerleşim sorunları, ikiz gebelikler ve diğer çoğul gebelikler), anneye bağlı nedenler (daha önce rahimde cerrahi bir işlem geçirmiş olma, anneye ait bazı hastalıklar, üreme organlarının bulunduğu bölgede virus nedenli siğil, vb) doğuma ait sorunlar ve kordon sarkması, eş’in sarkması gibi diğer nedenler olarak sıralanabilir (2,3).

Ancak pratik uygulamalar bu yaklaşımın aksi yönde uygulamaların arttığını ortaya koymaktadır. Örneğin; Türkiye’de beş yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması serisine göre 1998’de her 100 doğumun 14’ünün 2003 yılında ise 21.4’ünün sezaryen yolu ile yapıldığı saptanmıştır. Özel sağlık kurumlarındaki sezaryen yüzdeleri ise çok daha yüksektir. Dünyada da sezaryen ile ilgili benzer bir artma eğilimi vardır (4).  

Sezaryen konusunu irdelerken aşağıdaki sorulara yanıt bulunabilmesi de çok önemlidir:

·          Doğum yöntemine karar vermesi beklenen kadın tıbbi gereklilikleri ne kadar bilebilmekte ve içselleştirebilmektedir? Hekimin paternalistik (babacan) yaklaşımdan uzaklaşması ve kararı kadına bırakması ne kadar sağlanabilmektedir?

·          Sezaryen gereklilik ve risklerini kadınlar yeterince bilmekte midirler? Bu bilgiler sağlık çalışanları tarafından düzenli ve sürekli olarak aktarılabilmekte midir?

·          Normal doğum koşulları ülkemizde %100 sağlanabilmekte midir? Anne adayının kaygılarının giderilmesi, kadının fiziksel ve psikolojik olarak normal doğuma hazırlanması, doğum öncesi bakım ve eğitimlerin yapılması, anne-babanın doğum eylemine beraber hazırlanması, doğuma kocanın girmesinin sağlanması, normal doğumun insani koşullarda yapılması, ağrısız doğum ortamının hazırlanması ülkemizde eksik olan uygulamalardır. Bu koşullar sağlanmadıkça kadınların sezaryeni bir doğum yöntemi olarak tercih etmelerinin önüne geçilemeyecektir.

·          Türkiye’de anne ölümleri 2005 yılında yapılmış olan bir çalışmaya göre her 100 000 annenin 28,5’i ölmektedir. Anne adayının doğuma hazırlıksız olması, erken yaşta evlilikler anne ölümlerini artıran riskler arasındadır. Ulusal veriler her 100 doğumun sadece 83’ünün sağlıklı koşullarda yapılabildiğini ortaya koymaktadır (5).

·          Sezaryen uygulaması sağlıkta dönüşüm uygulamalarının bir uzantısı olan performans gerçeğinin bir kötüye kullanımı olabilir mi? Bu olasılığa karşı ne tür önlemler alınmaktadır?  Sezaryen ile ilgili medyada çeşitli görüş ve değerlendirmeler yapılmaktadır. Bu değerlendirmelerden bir tanesi Sayın Çalışma Bakanı tarafından 16 Ekim 2008 tarihinde yapılmıştır. Belirtilen kaynaktan yapılan alıntıya göre bu değerlendirmede; ''Türkiye'de son Sağlık Uygulama Tebliği ile yani haziran 2007'den bugüne baktığınız zaman sezaryenle doğum yüzde 60'ları aşmış. (…) arkadaşlarımızın çoğu hekim, (doğru diyorsanız) buna diyecek bir şeyimiz yok, sezaryenle doğum yüzde 60-70-80'lere varmalı diyorsak mesele yok. Bu veriler doğrultusunda bir uygulama koyduk. 650 YTL olan sezaryenle doğum ücretini 450 YTL'ye indirdik. 250 YTL olan normal doğumu 400 YTL'ye çıkardık. Tıbben çok gerekliyse bu oranın yüzde 60'ları yüzde 70'leri zorlaması gerekiyor. Ama tıbben gerekliliği yoksa demek ki, 650 gerekliliğinden dolayıdır ki bunlara keşke hiç başvurmasak.'' İfadesi kullanılmıştır (6).   

Deyim yerinde ise "sezaryen patlaması"nın çaresinin Sayın Bakan’ın ifadelerinde yer alan öneri olmadığı açıktır. Sezaryen ücretini düşürüp normal doğum ücretini yükselterek çözüm aramak; sağlıkla ilgili her sorunun nedenini hekimlerde arayan ve her şeyi parayla ölçen bir siyasi anlayışın uzantısıdır.   Normal doğumu destekleyen sağlık politikaları uygulanmalı ve buna uygun bir sağlık örgütlenmesi içinde normal doğum eylemi daha insani bir hale getirilmelidir.   Bu konuda önemli bir ayrıntı da hekimlerle birlikte çalışan diğer sağlık çalışanlarıdır. Özellikle de normal doğumlarda çok önemli görevler üstlenen ebelere, hak ettikleri değeri veren politikalar uygulanmadıkça bu çabalar sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Kadınlar sağlıklı koşullarda doğumların yüzde yüz olduğu; her doğumun sağlık personeli tarafından yaptırıldığı düzenlemeleri istemektedirler.   

Yararlanılan Başlıca Kaynaklar 

1.        Akın A, Özvarış ŞB. Üreme Sağlığı.Halk Sağlığı Temel Bilgiler Kitabı İçinde. Hacettepe Üniversitesi Yayınları, 2008; 208-211.

 2.        Sezaryen endikasyonları. www.saglik.gov.tr/extras/birimler/acsap/taslak_protokoller.pdf - Erişim Tarihi: 29 Ekim 2008.

 3.        Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, 2008 (Özet Rapor). http://www.hips.hacettepe.edu.tr/tnsa2003/data/ozetrapor.pdf. Erişim Tarihi: 29 Ekim 2008.

 4.        Akın A, Özvarış ŞB. Aile Planlaması.Halk Sağlığı Temel Bilgiler Kitabı İçinde. Hacettepe Üniversitesi Yayınları, 2008; 248,265.

 5.        Türkiye Ulusal Anne Ölümleri Çalışması 2005 (Ana Rapor). HÜ Nüfus Etütleri Enstitüsü Yayınları.

 6.        Medimagazin Dergisi, “Hekimler, kamudan özele kayıyor”, 27-10-2008 tarihli haber, http://www.medimagazin.com.tr/haber.php?id=55464&q=sezaryen. Erişim Tarihi: 2 Kasım 2008.

© 2014 Tasarım ve Programlama Dokuntek